Bu günlerde Türkiye Ahmet Şık’ın “İmamın ordusu” kitabını konuşuyor, hani şu Ergenekon için delil oluşturduğu gerekçesi ile daha basılmadan toplatılan kitap. İlginçtir ki kitabın asıl taslağı yazarının ofisinden alınmış olsa bile ne hikmetse delil olarak diğer tüm kopyaların da toplatılmasına karar verilmiş. Bir nevi Ergenekon kılıflı sansür.
Bu sabah kitabın elektronik kopyası internette dolaşmaya başlamış bile. Streisand Etkisi‘ne güzel bir örnek. Ama bu yazıyı yazmamın amacı Ahmet Şık’ın kitabı değil, bu sabah aldığım bir mektup. Streisand etkisi (şimdilik) olmasın diye kimliğini yazmayacağım. Mektup şöyle:
Cüneyt bey merhaba,
www.grafficafe……. Adresinde yıllar önce hakkımda açılmış bir topic var, hakkımda yazılanların içeriği hakaret barındırmasa da üslübu rahatsız edici.
Elbette ifade özgürlüğü var ancak kendimi ve şirketimi konumlandırdığım nokta da böyle bir üslüba maruz kalmayı pek adil bulmuyorum.
Sizin için bir önemi yoksa bu topic’i kaldırmanızı rica edicem.İyi Çalışmalar
XX
Bu mektup gayet başarılı işleri olan, gayet yetenekli, kendi sitesinde kendisini CG supervisor & Director olarak belirten bir CG sanatçısından geliyor. Ümit edersiniz ki bir sanatçı, bir yönetmen eleştiriye açık olur. Umarsınız ki eğitimli, üretken bir insan tartışma forumunda kendi profesyönel işleri hakkında amatör ve profesyönel insanların yaptığı yorumları 6 sene sonra kaldırmaya çalışmaz. Umarsınız ki insanlar içeriğinde sorun olmasa bile uslubundan hoşlanmadığı için birilerinin yazdığı yazıların başkaları tarafından silinmesini isterken sansür talebinde bulunduğunu bilir, utanır, yapmaz.
Benim cevabım şöyle oldu kendisine:
XX bey merhaba,
Uzulerek ricanizi geri cevirmek durumundayim.
Iki kisinin aralarinda anlasarak ucuncu kisilerin fikirlerini/yazilarini erisimden kaldirmasi bildiginiz gibi sansur olarak adlandiriliyor. Kisilerin sizin de belirttiginiz gibi fikirlerini ifade etme ozgurlugu var. Yine sizin de belirttiginiz gibi o konu basliginda hakaret ve/veya karalama yok. Insanlarin kullandiklari usluplar ise kendilerini yansitiyor, eger cirkin uslup varsa bu sizi degil yazanin konumunu etkiler. Asil adil olmayan ise tum bunlara ragmen o insanlarin 6 yil once yazdiklari yaziyi siz su anda firma konumlandirmasi yapiyorsunuz diye o insanlarin haberi/rizasi olmadan benim internetten silmem olur.
Sevgiler
/Cuneyt
Malesef Türkiye hep ve de artan oranda sansür ülkesi oldu. Hatırlarım rahmetli babam 1980 sonrasında abimle beni Isaac Asimov’un imparatorluk kitabını okurken görünce tırsmıştı. İsmine bakınca sovyet ideoloji kitabı sanmıştı garibim, ne bilsin Amerikalı bilim kurgu yazarının ödüllü kitabı olduğunu. Ama bir yandan haklıydı da, evleri basıp buldukları kitapların adına göre insanları tutuklayan polislerin de onu sovyet ideoloji kitabı sanma riski ve sonucunda babamın geceyi karakolda dert anlatmaya çalışarak geçirme ihtimali gayet yüksekti ne de olsa.
Daha çok yolumuz var, henüz yola çıkmış da değiliz malesef.